İrmik Helvası

2013-05-19 15:31:00
İrmik Helvası |  görsel 1

  MALZEMELER: 1 su bardağı süt, 1 paket margarin, 2 su bardağı şeker, 1/2 paket irmik, 100 gr fındık, fıstık veya ceviz (6 kişilik) YAPILIŞI: Margarin kısık ateşte eritilir. Üzerine irmik eklenir. Bir süre karıştırılır. Rengi buğdaysı olunca süt dökülür. İrmik kabarıncaya ve sütünü çekene kadar karıştırılır. Üzerine şeker ilave edilir.  Helvanın üzeri fındık, fıstık veya cevizle süslenir. İsteyen bu yemişleri içine katarak yapabilir.  Devamı

BAMYA ÇORBASI

2013-05-19 15:22:00
BAMYA ÇORBASI |  görsel 1

  MALZEMELER: 250 gr kuşbaşı et, 150 gr kuru bamya, 3 soğan 2 kaşık margarin, 1 limon, tuz, su (et suyu), 1 kaşık salça YAPILIŞI: Kuru bamya limonlu suda hafif haşlanır, süzülür. Bir tencerede et bir miktar su ilave edilerek yumuşayıncaya kadar pişirilir. Yağ ve ince doğranmış soğanlar konur. Kavrulur. Salça tuz limon, su (et suyu) ilave edilir. Su kaynamaya başlayınca haşlanmış bamyalar da konur. Özleşinceye kadar pişirilir. Suyu eksilirse sıcak su ilave edilir, sıcak sıcak servis yapılır.   Devamı

Etliekmek

2013-05-19 15:18:00
Etliekmek |  görsel 1

  Güzel Konyamız ile özdeşleşmiş yöresel yemeklerden en meşhuru etli ekmektir. Etliekmek denince Konya akla gelir ve etliekmek burada yenir. Bu yüzden Konya'ya uğrayan herkes bir kez olsun mutlaka yer. Bir kişinin Konyalı olup olmadığını "etliekmek" deyişinden anlayabilirsiniz. Çünkü Konyalılar genelde hızlıca ' i ' siz : "Etlekmek" derler.       Etliekmekte etin güzel olması ve hamurun ince olması makbuldür. Eskiden et hiçbir zaman makinede çekilmezdi. Tahta tezgâhlarda bir çift bıçakla kıyılırdı. Etin içine biber, domates, maydanoz ve istenirse soğan doğranır. Normal etliekmeklerde 60 gr kıyma, 100 gr sebze (soğan, domates, biber) kullanılır. Bu karışım mahalledeki fırına götürülür. Burada fırıncının mahareti ile mayalı hamurlar fırın küreği üzerinde elle ince ve uzun olarak açılır. İç konur ve üstü açık olarak pişirilir.         Günümüzde et, makinede çekilmektedir. Et, elde iki bıçak arasında doğranarak bu ekmek hazırlanırsa buna bıçak arası, et ve peynir karışık olarak yapılırsa bu çeşidine de Mevlânâ denilmektedir. Bu ekmeğin sadece peynirlisi de yapılmaktadır. Bazen ıspanaklar evde hazırlanarak, fırınlara götürülüp açık veya kapalı pişirilmesi sağlanmaktadır. Konyalı aileler, özellikle hafta sonları bu börekleri yaptırmakta ve aile bireyleri bir araya gelerek hep birlikte yenmektedir. Konya’da  sadece etliekmek üzerine ünlenmiş lokanta ve restorantlar bulunmaktadır.  Etliekmek Tarifi: (1 kişilik) Gerekli malzemeler:  2 soğan 2 domates 2 sivribiber  Yarım demet maydanoz  250 gr. bıçakarası et  Yarım ekmek... Devamı

Aziziye Camisi

2013-05-17 14:08:00
Aziziye Camisi |  görsel 1
Aziziye Camisi |  görsel 2
Aziziye Camisi |  görsel 3
Aziziye Camisi |  görsel 4
Aziziye Camisi |  görsel 5

  Konya’da Çarşı içerisinde bulunan Aziziye Camisi’nin olduğu yer, Bezirgânlar Hanı arsası idi. Burada Sultan IV.Mehmet’in kızlarından Hatice Sultan’ın eşi Musahib Mustafa Paşa tarafından XVII.yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmış ve altında dükkanları bulunan yüksek cami bulunuyordu. Bu cami 1867-1868 yıllarında yanmış ve Sultan Abdülaziz ile annesi Pertevniyal Valide Sultan’ın maddi katkıları ile Aziziye Camisi’nin yapımına 1872 yılında başlanmış,1874 yılında da tamamlanmıştır.  Aziziye Camisi klasik Osmanlı mimarisi ile Barok mimari üslubunun karışımı ile yapılmış bir camidir. Aziziye Camisi XIX.yüzyıl Türk mimarisine egemen olan bir üsluptadır. Bununla beraber Osmanlı mimarisi içerisinde belirli bir üsluba dahil edilemediği gibi, değişik yeniliklerin denendiği bir yapıdır.  Kesme taştan yüksek bir kaide üzerinde olan camiye merdivenle çıkılmaktadır. Caminin geleneksel avlusu bulunmamaktadır. Bu nedenle şadırvanları minare kürsülerine bitişik olarak yapılmıştır. Son cemaat yeri altı sütunlu ve üç kubbelidir. İbadet mekânı kare planlı olup, üzerini merkezi bir kubbe örtmüştür. Kubbe kasnağının çevresinde sivri külahlı ağırlık kuleleri ile dört köşeli alışılagelenden farklı biçimde dört büyük ağırlık kulesi daha bulunmaktadır. Bu ağırlık kuleleri caminin dış görünümüne farklı bir biçim vermektedir. Caminin iki yan duvarında beşer giriş bulunmaktadır. Bu duruma Osmanlı mimarisinde pek karşılaşılmamaktadır.  İbadet mekânı her cephedeki yuvarlak kemerli büyük pen... Devamı

Konya Arkeoloji Müzesi

2013-05-17 13:47:00
Konya Arkeoloji Müzesi |  görsel 1

Konya Arkeoloji Müzesi, 1901 yilinda Karma Orta Okulunda açilmistir. Daha sonra 1927 yilinda Mevlâna Müzesine, 1953 yilinda Iplikçi Camii'ne tasinmistir. 1962 yilinda ise bugünkü müze binasi kurularak hizmete girdi. Müzede, Neolitik, Eski Tunç, Orta Tunç (Asur ticaret kolonileri), Demir (Frig, Urartu), Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans çaglarina ait eserler sergilenmektedir.  Neolitik eserler Çumra, Çatalhüyük, Erbaba ve Süberde kazilarinda, Eski Tunç Eserler; Sizma ve Karahöyük kazilarinda, Asur ticaret kolonileri çagi Karahöyük kazilarinda ele geçen eserlerdir. Konya Alaaddin tepesi kazilarinda bulunan Frig çagi kap parçalari ile Konya Karapinar Kickisla höyükte bulunan çesitli formlarda Frig çagi kaplari ve Lidya kapilari da sergilenmektedir. Yine Kicikisla höyükten Klasik Çag Alabastron, Aryballos, Lekythos ve Kylixler bulunmaktadir.  Arkeoloji Müzesinin görülmeye deger eserleri Roma lahitleridir. Roma ve Bizans çagindan sunak, mezar stel ve Ostotekler müze iç teshirinde ve bahçede sergilenmektedir.  Sille Tatköy ve Çumra Alibeyhöyük'de müzemizce yapilan kabartma kazilarinda M.S 6.y.y. ait kilise taban mozaikleri yerinden kaldirilarak müzemizde teshir edilmektedir.... Devamı

Unutulmayan Bir Konya Geleneği: “Şivlilik”

2013-05-16 13:05:00
Unutulmayan Bir Konya Geleneği: “Şivlilik” |  görsel 1

  “Şivlilik” kelimesini okurlarımızın önemli bir kısmı ilk kez duyuyor olabilir. Hemen açıklayalım:  Şivlilik, Konya’ya has bir gelenektir. Üç ayların başlangıcı olan Receb ayının ilk Perşembe günü, Konya’da “Şivlilik Günü” olarak kutlanır. Bu günü Konya halkı, “ilk namaz” olarak da adlandırır.  Peki, şivlilik nasıl kutlanır?  Şivlilik, Regâib Kandili’nin gündüzüdür. İki aşamalı olarak kutlanır. İlk aşama, bir önceki geceyle başlar. Üç aylar, o sene hangi mevsime denk gelmişse, şivliliğin kutlanma şekli de ona göre şekillenir. Soğuk  kış geceleri, bu kutlama için biraz elverişsizdir, ama yine de kutlama muhakkak yapılır. Akşam namazından sonra mahallenin bütün çocukları, gençleri, gelinleri mahalledeki en uygun yere toplanırlar. (Bu yer, bizim çocukluğumuzda genellikle boş arsa ya da tarlalar olurdu, fakat müteahhitlerin ev yapma yarışı bu geleneği parklara kaydırdı.) Bu alanda herkesin toplanma amacı “Fener Alayı” denilen kutlamayı gerçekleştirmektir. Çocuklar, bakkallardan satın aldıkları, ortasında mum bulunan, kâğıttan yapılmış fenerleriyle gelir, kutlama alanına… Kutlama alanında mahallenin “abi”lerince yapılan hummâlı bir hazırlık, gelenleri beklemektedir. Bu hazırlık, tarlanın ortasına yakılan, kocaman bir ateştir. Ateşin ana malzemesi, eski kamyonlara bir zaman tekerlek vazifesi görmüş olan lâstiklerdir. Bu lâstikler de genellikle sanayi dükkânlarından yürütülmüştür. Ateş biraz kendine gelip, kıvam bulunca mahallenin “abi”leri ateşin üzerinden atlamaya başlar. Fenerlerini alan çocuklar da bu ateşin etrafında halka kurarlar. Bu arada çocuklarının yanında gel... Devamı

Konya Meram

2013-05-12 14:54:00
Konya Meram |  görsel 1

  Konya ili, tarihi ile Meram’ın tarihçesi arasında bir paralellik vardır. Çeşitli tarihlerde Konya; Hititler, Frigler, Lidyalılar ve Persler tarafından yönetilmiştir. Büyük İskender ve Romalılar tarafından ele geçirilen Konya Selçukluların başşehri olur; daha sonra Konya’da Karamanoğullarını müteakiben Osmanlı devletinin hakimiyeti görülür. İşte Meram da, madde ve mana alanlarındaki gerçek güzellik, cazibe, kişilik ve şöhretini, Selçuklu asırlarında bulur. Karamanoğulları ve Osmanlı devirlerinde giderek serpilip, güzelleşir. Cumhuriyet döneminde modern bir görünüm kazanır. Evliya Çelebi, seyahatnamesinde gezip gördüğü yerler arasında bağ, bahçe, bostanlardan söz ederken bağlık-bahçelik bu yerlere her defasında “Bağ-ı Meram” ifadesini kullanmaktadır; hatta buraların Konya’nın Meramı gibi olduğunu ifade etmektedir. “Peçevi şehrinin baruthane Mesiresi, Kırım’ın Sudak bağı, İstanbul’un yüzyetmişbeşten fazla bahçe ve gülistanları, Tebriz’in Şah-ı Cihan Bağı, Konya’nın Meram mesiresinin yanında bir çemenzar bile değildir.” Meram, Konya ilinin merkez ilçelerinden olup, şehrin güneybatı kısmında yer alır. Ankara-Konya, Isparta-Konya, Antalya-Konya, Mersin-Konya ve Adana Konya olmak üzere beş önemli yolun geçtiği merkezdedir. Tarımsal alanların çok olduğu ilçenin büyük bir bölümü sit alanı kapsamında olduğundan, birçok bölgede yapılaşmaya izin verilmemektedir. Altınapa’dan gelip, tarihi Meram Köprüsü’nden, Meram Eski Yolu takip ederek tarımsal alanları sulayan Meram Çayı da adından da anlaşılacağı üzere ilçede bulunmaktadır. Meram Belediyesi, kurulduğu günden beri Mera... Devamı

Fotoğraf

2013-05-12 14:51:00
Fotoğraf |  görsel 1
Fotoğraf |  görsel 2

Devamı

Şems-i Tebrizi

2013-05-12 14:45:00
Şems-i Tebrizi |  görsel 1

1185 yılında Tebriz de dünyaya gelen Şems-i Tebrizi'nin asıl ismi Mevlana Muhammed dir. Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğludur ve Azeri Türklerindendir. Şemseddin yani dinin güneşi lakabıyla anılmıştır. Daha küçük yaşlarda manevi ilimleri tahsilde gösterdiği kabiliyetle dikkat çeken Şems, din ilimleri tahsilden sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellafa mürid olmuş, ününü duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple diyar diyar dolaşmıştır. Bu gezginliğinden dolayı kendisine Şemseddin Perende uçan Şemsed din denilmiş, ayrıca Tebriz de tarikat pirleri ve hakikat arifleri ona Kamil-i Tebrizi adını vermişlerdir. Daha sonraları Secaslı Şeyh Rukneddin, Tebrizli Selahaddin Mahmut ile büyük alim ve ünlü mutasavvıf Necmüddin Kübranın halifelerinden Centli Baba Kemale intisap ederek onlardan feyz almıştır. Hz. Muhammed (S.A.V.)'in ahlâkını örnek alan Şemseddin-i Tebrizi, devamlı bir arayış içerisinde olmuş, manevi bir işaret üzerine de Hz. Mevlanayı arayıp bulmuştur. Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlana ile üç- üçbuçuk yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onun ilahi aşkın potasında eriterek, kamil bir Hak aşığı yapmaya muvaffak olmuştur. Teferruatıyla daha önce anlattığımız şekilde, Mevlanada meydana gelen büyük değişikliği hazmedemeyenler, onun Mevlanadan ebediyeyen ayrılmasına sebep oldular. Şems Hicri 645 Miladi 1247 tarihinde şehit mi edildi, yoksa geldiği gibi, kimseye haber vermeden Konya'yı mı terk etti kimse bilmez. Bu gün Konyada Şems makamı olarak bilinen, halk ve bilhassa Mevlevilerce Mevlana türbesinden önce ziyaret edilen bu mescit-türbe de mevcut sanduka, boş bir sanduka mı, yoksa Mehmet Ö... Devamı

Kule City

2013-05-07 06:19:00
Kule City |  görsel 1

Selçuklu Kulesi, Selçuklu, Konya'da Nalçacı Dönüşüm Projesi kapsamında Konya eski otogarının yerine yapılan 163 m. boyunda, 42 katlı bir gökdelendir. Konya'nın ve İç Anadolu Bölgesi'nin en uzun gökdelenidir. Türkiye'nin 6. gökdeleni ünvanına sahiptir. 2006 yılında hizmete girmiştir. Bina Konya'nın resmi araç plaka numarasının 42 olması hasebiyle 42 katlı inşaa edilmiştir ve en üst iki katı, alt katlardan farklı olarak daire biçimindedirler. Bu 41. ve 42. katların restorant olarak değerlendirilip kendi eksenleri etrafında dönmesi planlanmaktadır. Ayrıca Konya'nın engebesiz coğrafi yapısının da katkısıyla bina Konya'nın her yerinden görülebilmektedir. Devamı

Real M1

2013-05-06 20:17:00

Şehir/Semt Konya/Selçuklu Telefon 0332 265 10 00 Adres M1 Merkez Konya Alışveriş Merkezi Sille Parsana Mah. Doç. Dr. Halil Ürün Cad. Yeni Otogar Yanı 42070 Selçuklu / KONYA E-Posta cr_konya@real.com.tr Çalışma Saatleri Her gün 10:00 - 22:00 Otobüs ile Ulaşım Eski garajdan kalkan Binkonut ve Cumhuriyet dolmuşlarıyla, Samanpazarından kalkıp Mevlana Cad.'den geçen Aydınlık dolmuşlarıyla, Alaaddin'de kalkan tranvaya binip Yeni Otogar'da indiğinizde müşteri servislerimizle real,- e ulaşabilirsiniz ... Devamı

Kent Plaza

2013-05-06 20:15:00

Kent Plaza, Konya’ya ilkleri yaşattı Konya’da uluslararası standartlara sahip tek AVM olan Kent Plaza, ulusal ve uluslararası 60 markayı ilk kez Konyalılarla buluşturdu. Kent Plaza, ziyaretçilerine rahat ve huzurlu bir ortamda alışveriş imkanının yanı sıra çocukların eğlenebileceği merkezler de sunuyor. 11 adet sinema salonu, spor merkezi, 2 adet yüzme havuzu, bowling salonu, yiyecek-içecek bölümleri ve açık terasları bulunan Kent Plaza’nın toplam alanı 110 bin metrekareden oluşuyor. Kent Palaza’nın yatırım değeri 150 milyon TL… Devamı

Antik Şehir Çatalhöyük

2013-05-06 20:12:00

Çatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır. Höyük, farklı yükseklikte iki tepe düzü olan bir tepe şeklindedir. Bu iki yükseltisi nedeniyle çatal sıfatını almıştır. Çatalhöyük 1958 yılında J. Mellaart tarafından keşfedilmiş, 1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepenin batı yamacında yapılan araştırmalar neticesinde, 13 yapı katı açığa çıkarılmıştır. En erken yerleşim katı (1) ise M.Ö. 5500 yıllarına tarihlenmektedir. Stil kritiği yolu ile yapılan bu tarihleme, C 14 metodu ile de doğrulanmış bulunmaktadır. İlk yerleşme, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntuları ile insanlık tarihine ışık tutan bir merkezdir. Çatalhöyük'teki yerleşimin, yani şehirciliğin en iyi bilinen dönemi 7. ve 11. katlardadır. Dörtgen duvarlı evlerin duvarları birbirine bitişiktir. Ortak duvar yoktur, her evin kendi müstakil duvarı vardır. Evler ayrı ayrı planlanmış ve ihtiyaç duyulunca yanına başka bir ev yapılmıştır. Evlerin bitişik duvarları nedeniyle şehirde sokaklar mevcut değildir. Ulaşım düz damlar üzerinden olmaktadır. Şehri sınırlayan ve koruyan sur duvarları niteliğinde herhangi bir buluntuya rastlanmamıştır. Bina yapımında kullanılan malzeme kerpiç, ağaç ve kamıştır. Evlerin temel derinlikleri azdır. Duvarlar arasında ağaç dikmeler vardır. Bu dikmeler üzerine gelen kirişler düz tavanı taşımaktadır. Tavan üst örtüsü kamış üzerine sıkıştırılmış kil topraktır. Evler tek katlı olup, eve giriş damda açılan bir delikten merdivenle olmaktadır. Her ev bir oda ve bir depodan oluşur. Odaların içinde dörtgen ocaklar, duvarların ön kısımlarında taban döşemesinden yüksekliği 10-30 cm. arasında değişen sekiler ve duvar içinde d&ou... Devamı

Aya Elena Kilisesi

2013-05-06 20:12:00

İsa'nın doğumundan 327 sene sonra Bizans İmparatoru Konstantinus'un annesi Helena, hac için Kudüs'e giderken Konya'ya uğramış, buradaki ilk Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabedleri görmüş, Hıristiyanlara Sille'de bir mabed yaptırmaya karar vermiştir. Mihail Arkhankolos adına bu kilisenin temel atma töreninde bulunmuştur. Kilise asırlar boyu onarımlar görerek günümüze kadar gelmiştir. Kilisenin iç yapısının üstünde Yunan harfleriyle yazılmış Türkçe bir tamir kitabesi kilisenin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Bu kitabe 1833 tarihlidir. Aynı kitabenin üzerinde ise kilisenin Sultan Mecit Döneminde dördüncü kez onarım gördüğünü belirten üç satırlık bir kitabe daha bulunmaktadır. Kilise düzgün kesme Sille taşı ile yapılmıştır. Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmaktadır. Kilisenin kuzeye açılan kapısından dış nartekse girilir. Burada kadınlar mahfeline çıkan iki yönlü taş merdivenler yer almaktadır. Kilisenin ana kubbesi dört fil ayağı üzerinde olup, kilise üç neflidir. Kilisenin içerisinde ahşaptan, üzeri alçı süslü bir vaaz kürsüsü ile apsisle ana mekânı ayıran ahşap alçılı kafes bir sanat şaheseridir. Kubbe geçişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz. İsa, Hz. Meryem ile havarilere ait resimler bulunmaktadır. Devamı